Anasayfa / Günün Haberleri / Eski Türkiye Günlüğü… Eski Bakan Hilmi İşgüzar’ın itirafları

Eski Türkiye Günlüğü… Eski Bakan Hilmi İşgüzar’ın itirafları



Eski Sosyal Güvenlik Bakanı ve Sinop Milletvekili Hilmi İşgüzar 1929 yılında Nevşehir’in Kozaklı İlçesi’nin Büyükyağlı Köyünde doğdu.

İşgüzar’ın babası gariban bir köylü ve çerçiydi. (Çerçi nedir? Bir nev’i küçük seyyar AVM)

O gariban çerçinin oğulları Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde Orman Mühendisi, Avukat, Eczacı, Milletvekili, Bakan, Vali ve Tabip Albay olabildiler.

İşgüzar, çocukları olmayan akrabalarının birisi Erzincan’da Devlet Demiryollarında çalışıyordu.

İşgüzar akrabalarının yanında ortaokulu Erzincan’da bitirdi.

Kayseri Lisesi ve İstanbul Orman Fakültesini yatılı olarak okudu.

Orman Yüksek Mühendisiyken daha sonra Ankara’da Hukuk ve Eczacılık Fakültelerini bitirdi.

İşgüzar, Düzce Orman Tekniker Okulunda Öğretmen ve Avukatlık yaparken 1965 yılında Millet Partisi’nden Bolu Milletvekili adayı olabilmek için görevinden istifa etti.

Bolu’da yapılan önseçimi kaybetti.

Bu arada Millet Partisi’nin Sinop liste başı olan eski il başkanının karşılıksız çekten dolayı sabıkası çıktığı için YSK adaylığını veto etmiş.

‘İŞGÜZAR’I ADAY YAPIN’ TALİMATI

Bunun üzerine Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı, MP Genel Sekreteri ve İçişleri Bakanı İsmail Hakkı Akdoğan’a talimat veriyor:

“İsmail anamın köylüsü Hilmi İşgüzar’ı YSK’na Sinop liste başı adayımız olarak bildir!”

Böylece Nevşehirli hemşehrimiz Hilmi İşgüzar 1965 yılında Meclis’e tesadüfen MP Sinop milletvekili olarak giriyor.

1969 ve 1977 seçimlerinde yine Sinop Milletvekili olarak Meclis’te yer alıyor.

5 Ocak 1978-7 Haziran 1979 tarihleri arasında ise Ecevit Hükümetinde Sosyal Güvenlik Bakanı.

O yıllarda Bağ-Kur ve Emekli Sandığı Sosyal Güvenlik Bakanlığına değil, Maliye Bakanlığına bağlı.

Bakan İşgüzar sadece SSK genel müdürlüğünden ve Türkiye’deki sosyal güvenlikten sorumlu bir Bakan.

O yıllarda SSK’nın işçiler için hastaneleri, küçük dispanserleri ve sağlık ocakları var.

Hastaneler Sağlık Bakanlığına değil, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğüne (SSK) bağlı.

İşgüzar SSK için ilaç ve serum fabrikaları satın alıyor, kuruyor veya kurmak için ciddi bir faaliyette bulunuyor.

Türkiye’nin ilaç devi Nejat Eczacıbaşı Bakan İşgüzar’ı makamında ziyaret ediyor.

İşgüzar bana olayı özetle şöyle anlattı:

“Sayın Bakan’ım ilaç ve serum işi bizim işimiz, SSK’nın değil. Siz ilaç ve serum üretmekten vazgeçiniz ben size İstanbul’da ömür boyu bakarım.”

Eczacıbaşı’nın bu çirkin teklifini derhal reddettim ve kendisini Bakanlıktan kovdum.

Meğer Eczacıbaşı Kayserili Turhan Feyzioğlu’nun Güven Partisi’nin sponsoruymuş.

Feyzioğlu (Prag Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’nun dedesidir) benimle ilgili Meclis’e sık sık gensoru önergesi verdi ve Başbakan Ecevit’in özel ricasıyla Bakanlıktan istifa etmek mecburiyetinde kaldım.

MİT’TEN ‘KAÇ’ UYARISI

“12 Eylül’den sonra bir akrabamız Şimşek Sokak’taki evimize ziyarete geldi.

Kendisi MİT’te Daire Başkanıydı. Benim için askerlerin dosya hazırlığı içerisinde olduklarını, mümkünse, Avrupa’ya kaçmamı ve siyasi iltica talebinde bulunmamı istedi. Teklifi derhal reddettim. Ben hukuken değil, siyaseten mahkum oldum. Cuntacı Evren’in bazı özel nedenlerden dolayı bana husumeti vardı. AYM’ye ve Yekta Güngör Özden’e baskı yaparak beni mahkum ettirdi ve soluğu Burdur Cezaevinde aldım.

Sevgili Kardeşim Vahit Senin Yekta Güngör Özden ile hukukun var. Evren’in bana olan özel husumetini öğrenebilirsin.”

“Sosyal Güvenlik Bakanı iken Japonya’ya resmi bir ziyaret yaptım. Japon iş insanlarıyla görüştüm.

TOYOTA Türkiye’ye otomobil, helikopter, tekstil ve ilaç fabrikası kuracaktı.

Konuyu Bakanlar Kurulu’ndan maalesef geçiremedim çünkü Başbakan Ecevit’in hükümeti yamalı bohça gibiydi.”

“Türkiye’de film, tiyatro, ses sanatçılarıyla genelev kadınlarının, ev kadınlarının, yurtdışında çalışan işçilerimizin primlerini ödeyerek SSK kapsamına alınmasını sağladım.

O yıllarda Bağ-Kur ve Emekli Sandığı bana bağlı değil, Maliye Bakanlığına bağlıydı. Bağlanması için çok uğraştım ama gücüm yetmedi. Davul benim sırtımda, tokmak ise Maliye Bakanının elindeydi.

2008 yılında Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı SGK çatısı altında birleşti. Benim 1978-1979’da yapamadığı AK Parti ve Erdoğan 2008 yılında başardı.”

“Emekli Sandığı’nın zarar eden lüks 5 yıldızlı oteller işletmesi ve SSK’nın iş hanları satın alması fahiş bir hataydı. Bunların hepsi birer ölü yatırımdı.”

“Benim zamanımda SSK özerk bir kuruluştu. Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri vardı. Benim SSK’ya talimat vermem kanunen mümkün değildi.”

BÜLENT ERSOY’UN ZİYARETİ

“Henüz Londra’da ameliyatla bayan olmamış tanınmış ses sanatçısı Bülent Ersoy beni Burdur Cezaevinde ziyaret etti.

Cuntacı Kenan Evren Sizi ve beni mağdur etti.

Sanatçıları sosyal güvenceye kavuşturduğum için bana ayrıca teşekkür etti.

Parmağından çıkararak bana hediye etmek istediği pırlanta yüzüğü kabul etmedim.”

“Film yıldızı Diclehan Baban’ı Londra’ya tedaviye için gönderdim ama maalesef vefat etti.”

“Dilenci ve yetim kızları polis marifetiyle toplatarak hasta bakıcı, ebe veya hemşire olabilmeleri için gayret gösterdim.”

GÖZÜL YAZAR’IN OTEL BASKINI

“Ben Sosyal Güvenlik Bakanıyken Danimarka Krallığı Sosyal Güvenlik Bakanı bir Bayan idi. Davetim üzerine Danimarkalı Bayan Bakan Türkiye’ye geldi. Türkiye ile Danimarka arasında Sosyal Güvenlik sözleşmesi imzaladık ve bu vesileyle kendisine bir de şiir yazdım.

Danimarkalı Bayan’a şiir yazdığımı duyan ünlü şarkıcı Gönül Yazar çat kapı gece yarısı Hilton Otelindeki odama ziyarete geldi:

“Sayın Bakan’ım çorbanı içmeye geldim. Bir şiir de bana yaz. Beyaz renklerden nefret ederim. Beyaz gelinlikler giydim ama ben bir türlü mutluluğu yakalayamadım. Hürriyet Gazetesinin sahibi Erol Simavi’den evlilik dışı bir kız çocuğum var.”

“Gönül Yazar’ın ağzı leş gibi kokuyordu. Basit bir şiir yazdım. İkram ettiğim çorbadan sonra kendisini otel odasından kovdum!”

Bu vesileyle Başbakan Ecevit, Rahşan Ecevit, Sosyal Güvenlik Bakanı Hilmi İşgüzar ve Muhterem Refikası Nefise Hanımefendi, 1993 yılında Tiflis Büyükelçiliğimizde görevliyken özel ricam üzerine Gürcistan’a ilaç ve tıbbi malzeme hibe eden Nejat Eczacıbaşı, Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu, Prof. Dr. Büyükelçi Metin Feyzioğlu’nun merhume anası arkadaşım Saide Hanım (Çilli Saide) Metin Feyzioğlu’nun anneannesi Bayan Cıngıllıoğlu – Feyzioğlu ve tüm geçmişlerine Yüce Rabbimden rahmetler niyaz ediyorum.

NOT: Eski Sosyal Güvenlik Bakanı Hilmi İşgüzar yakın köylümüz ve hemşehrimizdi.

Kendisini henüz ortaokul öğrencisiyken 1965 yılında Millet Partisi’nin Karanfil Sokak’taki Genel Merkezi’nde tanımıştım (Şimdi Zafir İş Merkezi).

Oğlu Prof. Dr. Hasan İşgüzar 1965 yılından beri arkadaşımdır.

Hilmi İşgüzar’ın babası ile benim babam Gazi Derviş Özdemir’in (1898-1986) hukukları vardı.

Akrabamız Osman Bölükbaşı’nın anası Hilmi İşgüzar’ın köylüsü ve akrabasıydı.

Hilmi İşgüzar Meclis’e yakın Şimşek Sokak’ta oturuyordu ve sık sık Meclis Kütüphanesinde buluşuyor ve öğle yemeklerini birlikte Meclis’te yiyorduk.

NEREDEN NEREYE?

Vahit Özdemir
(E) Diplomat

Odatv.com

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir