
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanacak çerçeve yasanın, PKK‘lı teröristlere yönelik 1985’ten bu yana çıkarılan düzenlemelerde öne çıkan teslim olma, silah bırakma, örgütten ayrılma ve bilgi verme şartları ile cezasızlık, ceza indirimi, koruma ve toplumsal uyum hükümlerinin ortak paydası esas alınarak şekillendirilmesi bekleniyor.
Hazırlık aşamasında terör örgütü mensuplarının örgütten ayrılması, teslim olması, silah bırakması veya örgütün faaliyetleri hakkında bilgi vermesi durumunda uygulanan cezasızlık, ceza indirimi ve koruma tedbirleri kronolojik olarak ele alındı.
1985’TEN 2014’E 11 DÜZENLEME VAR
Çalışmada, 1985 yılında Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde çıkarılan 3216 sayılı kanundan, 2014 yılında kabul edilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a kadar 11 temel düzenleme incelendi.
Listede şu kanunlar yer aldı:
3216, 3419, 3618, 3713, 3853, 4085, 4450, 4537, 4959, 5237 ve 6551 sayılı kanunlar.
İlk düzenlemelerde, örgütün faaliyetlerine katılmayan ve güvenlik güçlerine bilgi vererek örgütün ortaya çıkarılmasına katkı sağlayan kişiler hakkında ceza verilmemesi öngörülürken, suçlara katılan kişiler için ise bilgi verdikleri aşamaya göre farklı ceza indirimleri getirildi.
KİMLİK DEĞİŞİKLİĞİNDEN ESTETİK AMELİYATA
1988 yılında çıkarılan 3419 sayılı kanunla koruma tedbirlerinin kapsamı genişletildi.
Düzenlemeye göre kanundan yararlanan kişilerin fiziki görünümlerinin estetik cerrahiyle değiştirilmesi, kendilerinin veya eşlerinin yurt içinde ya da yurt dışında işe yerleştirilmesi mümkün hale getirildi.
Kişinin kendisi ile anne, baba, eş ve çocuklarının nüfus kayıtları, sürücü belgeleri, evlenme cüzdanları ve diplomalarının değiştirilmesi de koruma tedbirleri arasında sayıldı.
Ailelerin başka yerlere yerleştirilmesi, tedavi, ulaşım ve maddi yardım giderlerinin İçişleri Bakanlığı bütçesinden karşılanması öngörüldü.
1990’daki değişiklikle itirafta bulunan kişinin ailesine mahkeme kararı beklenmeden maddi yardım yapılmasının ve can güvenliği tedbirleri alınmasının önü açıldı. Sanıkların avukatlık ücretlerinin de devlet tarafından karşılanabileceği düzenlendi.
CEZA İNDİRİMLERİ KADEMELİ OLARAK ARTIRILDI
Ceza indirimi oranları yıllar içinde değiştirildi.
1985 tarihli düzenlemede ölüm cezası yerine en az 15 yıl, müebbet ağır hapis yerine en az 10 yıl ağır hapis öngörülürken, diğer cezaların dörtte bire kadar indirilmesi kabul edildi.
1990’da diğer cezaların beşte bire, 1992’de ise yedide bire kadar indirilmesine imkân tanındı. Kanun gerekçelerinde bu değişikliklerin “itirafların teşvik edilmesi” ve örgütlerin çözülmesinin hızlandırılması amacıyla yapıldığı belirtildi.
1995 tarihli kanunun gerekçesinde, önceki uygulamalar sayesinde faili meçhul olayların aydınlatıldığı, silah ve patlayıcıların ele geçirildiği, sığınakların tespit edildiği ve bazı örgüt mensuplarının teslim olduğu kaydedildi.
ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER KAPSAM DIŞINDA
1999 yılında çıkarılan düzenlemede örgüt kuranlar, yönetenler, üst seviyede emir ve komuta yetkisi bulunanlar ile silah kullanarak güvenlik görevlilerini veya başka kişileri öldüren ya da yaralayanların kanundan yararlanamayacağı hükme bağlandı.
TBMM Adalet Komisyonunun düzenlemeye “üst seviyede” ifadesini eklediği, böylece alt düzeydeki örgüt yöneticilerinin kanundan yararlanabilmesine imkân tanındığı belirtildi.
2003’TE “TOPLUMA KAZANDIRMA KANUNU”
2003 yılında çıkarılan 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu’yla önceki düzenlemeler yeniden ele alındı.
Kanunun amacı, siyasi ve ideolojik amaçlarla kurulmuş terör örgütlerinin mensuplarının topluma yeniden kazandırılması ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi olarak açıklandı.
Örgütün işlediği suçlara katılmadan teslim olan veya örgütten çekilen kişiler hakkında ceza verilmemesi öngörüldü. Suçlara katılanların ise örgütün yapısı, faaliyetleri, işlenen suçlar ve diğer failler hakkında doğru bilgi vermesi şartıyla ceza indiriminden yararlanması kabul edildi.
Örgütün en üst yönetiminde bulunanlar, daha önceki ifadelerini hâkim karşısında reddedenler ve aynı düzenlemelerden daha önce yararlanarak yeniden suç işleyenler kapsam dışında bırakıldı.
ETKİN PİŞMANLIK TCK’YA GİRDİ
2004 tarihli Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesiyle etkin pişmanlık hükümleri sürekli bir hukuki düzenlemeye dönüştürüldü.
Örgütün amaçladığı suç işlenmeden önce örgütün dağıtılması, örgüt mensubunun gönüllü olarak ayrılması veya teslim olması ve örgütün yapısı hakkında bilgi vermesi durumlarında cezasızlık ya da ceza indirimi uygulanması düzenlendi.
Daha sonra yapılan değişiklikle aynı kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden birden fazla kez yararlanamayacağı hükme bağlandı.
2014’TE HÜKÜMETE GENİŞ YETKİ
Raporda son olarak 2014 tarihli Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun incelendi.
Kanunla hükümete siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültürel, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında adımlar belirleme yetkisi verildi.
Yurt içinde ve yurt dışında kişi, kurum ve kuruluşlarla temas kurulması; silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri, sosyal hayata katılımları ve uyumları için tedbir alınması öngörüldü.
Kanun kapsamındaki görevleri yerine getiren kişiler hakkında, yaptıkları görevler nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluk doğmayacağı da düzenlendi.
104 YILDA 84 DÜZENLEME
Yapılan çalışmada, 14 Temmuz 1921 ile 4 Haziran 2025 arasında adli nitelikte af sonucu doğurduğu değerlendirilen 84 düzenleme listelendi.
Liste; genel afların yanı sıra askerî suçlardan orman suçlarına, kaçakçılıktan basın yoluyla işlenen suçlara, silah bulundurmadan infaz ve şartlı salıverme düzenlemelerine kadar çok geniş bir alanı kapsadı.
Listenin ilk sırasında 1921 tarihli, savaş döneminde hizmet ve yararlılık gösteren mahkûmların kalan cezalarının affını düzenleyen kanun yer aldı. Son sırada ise 4 Haziran 2025’te kabul edilen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun bulundu.
Çalışmada, listede bulunan bazı düzenlemelerin teknik anlamda af kanunu olmadığı ancak kişiler bakımından lehe ve af benzeri sonuçlar doğurması nedeniyle tabloya dahil edildiği notu da düşüldü.
Çalışmanın TBMM Başkanlığının görüşlerini yansıtmadığı özellikle belirtildi.
ÇANDAR: “YASA TASLAĞI HAZIR, ÜÇ KİŞİ BİLİYOR”
Öte yandan, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, süreç kapsamında hazırlandığı belirtilen çerçeve yasa teklifinin kısa süre içinde TBMM’ye sunulacağını belirtti. Çandar, teklifin Meclis tatile girmeden önce komisyondan ve Genel Kurul’dan geçirilerek yasalaştırılmasının planlandığını söyledi.
Taslağın içeriğinin henüz DEM Parti dahil hiçbir siyasi partiyle paylaşılmadığını belirten Çandar, metnin ayrıntılarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın bildiğini iddia etti. Teklifin bugün (3 Ağustos) Meclis Başkanlığına verilmesinin, hızlı bir komisyon sürecinin ardından 6 Ağustos Perşembe günü Genel Kurul’dan geçirilmesinin beklendiğini ifade etti.
2 Ağustos’ta İmralı’ya giden DEM Parti İmralı heyetinin, Öcalan ile yaptığı üç saatlik görüşmede Meclis’e sunulması beklenen çerçeve yasa taslağındaki son gelişmeleri ele aldığı öğrenildi.
Oğuz Ok
Odatv.com






