Artvin / Nurbay Usta / Yeniçağ
Çocukların kahkahası, Nedret Ural’ın türküleri ve Şavşat’ın geleceğine sahip çıkan sesler aynı meydanda buluştu
Maden, HES ve RES projelerine karşı “Şavşat’ın yer üstündeki zenginliği, yer altındaki madenden daha değerlidir” mesajı verildi
Üç günlük şenlikte eğlence de vardı, kültür de; göçten ekonomiye, yollardan turizme, doğanın korunmasından çocukların geleceğine kadar Şavşat’ın bütün meseleleri masaya yatırıldı.
Artvin’in Şavşat ilçesi, 7-8-9 Ağustos tarihlerinde yalnızca bir şenliğe değil; kültürün, sanatın, çocukların, doğanın ve memleketin geleceğinin konuşulduğu büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
Merkezi İstanbul’da bulunan Şavşat Dernekleri Federasyonu ile Şavşat Kültür Sanat Evi tarafından ortaklaşa düzenlenen 3. Şavşat Kültür, Sanat ve Çocuk Şenliği, üç gün boyunca birbirinden renkli etkinliklerle gerçekleştirildi.
Kortej yürüyüşleri, halk oyunları, konserler, çocuk etkinlikleri, söyleşiler ve kent çalıştayıyla Şavşat adeta kültür ve sanatın merkezi olurken; programların önemli bir bölümünde ilçenin geleceğine ilişkin mesajlar verildi.
Bölgede çıkarılması planlanan madenler, yapılan ve yapılması gündemde olan HES ve RES projelerinin doğaya, tarıma, hayvancılığa, turizme ve yaşam alanlarına verebileceği zararlar şenliğin en fazla konuşulan konuları arasında yer aldı.
BİRİNCİ GÜN NEDRET URAL’A VEFA
Şavşat’ın unutulmayan sesi türkülerle anıldı
Şenliğin ilk günü Şavşat ilçe merkezinde düzenlenen kortej yürüyüşüyle başladı.
Programın önemli bölümünü, yöre kültürüne ve müziğine önemli katkılar sunan merhum sanatçı Nedret Ural’ın anılması oluşturdu.
Ural’ın söz ve müziği kendisine ait eserleri sanatçılar tarafından seslendirilirken, yaşamından kesitler anlatıldı. Yakınları, dostları ve sevenleri Nedret Ural ile ilgili hatıralarını paylaştı.
Zaman zaman duygusal anların yaşandığı programda Şavşat’ın kültürel hafızasına iz bırakan sanatçı bir kez daha türkülerle yaşatıldı.
Çocuk Meclisi buluşması, Şavşat FED Halk Oyunları Ekibi gösterisi, Şavşat Kent Orkestrası ve Erol Temel’in performanslarıyla ilk gün programı devam etti.
ALTUN: “BU TOPRAKLAR ÇOCUKLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EMANETTİR”
Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, şenliğin bu yıl hem Nedret Ural’ın hatırasına hem de çocuklara ithaf edildiğini belirterek Şavşat’ın doğal varlıklarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Altun’un konuşmasındaki mesajlar özetle şöyleydi:
“Biz bu şenliği yalnızca eğlenmek, konser dinlemek ya da birkaç gün bir araya gelmek için yapmıyoruz. Bir kültürü yaşatmak, çocuklarımıza memleketlerini sevdirmek ve Şavşat’ın yarınlarına sahip çıkmak için buradayız.
Şavşat’ın dağları, ormanları, suları, yaylaları, florası ve bütün doğal güzellikleri bizim en büyük servetimizdir. Bizim yer üstündeki zenginliğimiz, yer altından çıkarılabilecek herhangi bir madenden çok daha kıymetlidir.
Eğer bu doğayı kaybedersek yalnızca birkaç ağacı veya birkaç dönüm araziyi kaybetmeyiz. Tarımımızı, hayvancılığımızı, turizmimizi, su kaynaklarımızı ve en önemlisi çocuklarımızın geleceğini kaybederiz.
Zaten yıllardır göç veren bir ilçeyiz. İnsanlarımızı yeniden memleketlerine döndürmeye çalışırken yaşam alanlarını daraltacak, doğamıza geri dönüşü olmayan zararlar verecek uygulamaların çok dikkatli değerlendirilmesi gerekir.
HES, RES veya madencilik adı ne olursa olsun, yapılacak her yatırımın merkezinde önce insan, doğa ve gelecek nesiller olmalıdır. Bu topraklar bize atalarımızdan kalan bir miras değil, çocuklarımızdan aldığımız emanettir.”
İKİNCİ GÜN TILAPIN DÜZÜ’NDE BÜYÜK BULUŞMA
Festivalin ikinci günü Şavşat’ın Ciritdüzü Köyü’nde bulunan Tılapın Düzü alanında gerçekleştirildi.
Şavşat Dernekleri Federasyonu ile Şavşat Kültür Sanat Evi tarafından günler öncesinden hazırlanan etkinlik alanında sahne ve oturma düzeni dikkat çekti.
Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Günün açılış konuşmasını yine Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun yaptı.
Altun, çocukların kültürle ve sanatla buluşmasının yanı sıra Şavşat’ın doğal varlıklarının korunmasına yönelik toplumsal duyarlılığın artırılmasının da şenliğin önemli amaçlarından biri olduğunu söyledi.
“Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm geleceğe bırakacağımız en değerli mirastır”
Altun, Şavşat’ın yalnızca doğal güzelliğiyle değil, güçlü kültürü ve dayanışma geleneğiyle de çok özel bir coğrafya olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Çocuklarımız kendi kültürünü tanısın, türküsünü bilsin, horonunu öğrensin ve doğduğu topraklardan gurur duysun istiyoruz. Gurbetteki insanımız memleketiyle bağını kaybetmesin istiyoruz.
Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm, geleceğe bırakacağımız en değerli mirastır. Ancak onlara bırakacağımız şey yalnızca kültürümüz değildir; temiz suyu, ormanı, toprağı ve yaşanabilir bir Şavşat’ı da bırakmak zorundayız.”
İSKENDER BAYHAN: “DOĞASINI KAYBEDEN BİR MEMLEKET GELECEĞİNİ DE KAYBEDER”
Etkinliğe katılan İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, kendisinin de Şavşatlı olduğunu ve etkinliğin yapıldığı Ciritdüzü Köyü ile bağını hatırlatarak memleketinde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Bayhan, özellikle madencilik faaliyetleri ile HES ve RES projeleri üzerinden çevre politikalarını eleştirerek şu mesajları verdi:
“Ben bu toprakların insanıyım. Bu dağlara, bu sulara, bu ormanlara yalnızca uzaktan bakmıyorum; çocukluğumun ve hafızamın bir parçası olarak bakıyorum.
Kalkınma adına yapılacak hiçbir faaliyet halkın yaşam alanlarını ortadan kaldırmamalıdır. Bir yatırım yapılacaksa burada yaşayan insanlara ne kazandırdığı kadar onlardan ne götürdüğüne de bakmak gerekir.
Doğasını kaybeden bir memleket geleceğini de kaybeder. Şavşat’ın göç sorununun çözümü; ormanını, suyunu ve toprağını tüketmek değil, bunları koruyarak üretime, turizme ve istihdama dönüştürmektir.
Bu topraklar üzerinde yaşayan insanların iradesi dikkate alınmadan atılacak adımların karşısında demokratik ve hukuki mücadele verilmesi gerekir.”
ALPER TAŞ: “BİR AVUÇ İNSAN KAZANIRKEN ŞAVŞAT KAYBETMEMELİ”
SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş da Şavşat’a daha önce defalarca geldiğini belirterek ilçenin doğal güzellikleri kadar insan ilişkileri ve kültürel değerlerinin de korunması gerektiğini söyledi.
Taş’ın konuşmasının ana mesajı şöyle oldu:
“Şavşat yalnızca güzel bir coğrafya değildir. Bu coğrafyada yüzlerce yıllık bir yaşam kültürü vardır. Köyleri, yaylaları, ormanları ve insan ilişkileriyle bütünlüklü bir yaşam alanıdır.
Maden, HES veya başka projeler yapılırken yalnızca ekonomik rakamlar üzerinden değerlendirme yapılamaz. Bir avuç insanın ekonomik kazancı için yöre halkının suyunun, ormanının ve yaşam alanlarının zarar görmesi kabul edilemez.
Bir proje bittikten sonra şirket gider ama burada yine Şavşatlı yaşayacaktır. O nedenle asıl söz sahibi de burada yaşayan halk olmalıdır.”
DOÇ. DR. OĞUZ KURDOĞLU: “BU COĞRAFYANIN BİYOLOJİK ZENGİNLİĞİNİN EKONOMİK DEĞERİ DE ÇOK BÜYÜK”
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, bölgenin ekolojik özelliklerine dikkat çekerek özellikle Kafkasya coğrafyasının biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı.
Kurdoğlu, madencilik ve enerji projelerinin yalnızca proje sahasıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu görüşleri dile getirdi:
“Bu bölge olağanüstü bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Çok sayıda endemik bitki türünün yanı sıra tıbbi ve aromatik bitkiler açısından da son derece kıymetli bir coğrafyadan söz ediyoruz.
Bir madencilik faaliyeti değerlendirilirken yalnızca çıkarılacak madenin ekonomik değeri hesaplanamaz. Ormanın su üretme kapasitesi, toprağın korunması, biyolojik çeşitlilik, tarım, hayvancılık, arıcılık ve turizm gibi ekosistem hizmetlerinin tamamı hesaba katılmalıdır.
Bazı doğal değerleri kaybettiğiniz zaman parasını ödeyerek geri getirmeniz mümkün değildir. Bu nedenle çevresel etkiler bilimsel, bütüncül ve uzun vadeli değerlendirilmelidir.”
YAŞAR GÜLEL: “ŞAVŞAT’IN GELECEĞİNİ BİRLİKTE KURACAĞIZ”
İl Genel Meclis Üyesi Yaşar Gülel ise şenliğin yalnızca bir eğlence organizasyonu olmadığını ifade ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Gülel şöyle konuştu:
“Şavşat’ın kültürünü, geleneklerini ve doğal değerlerini yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu tür etkinlikler ilçemizin tanıtımına, turizmine ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlıyor.
Ancak sadece sorunlarımızı konuşmak değil, çözüm üretmek de zorundayız. Göçten ulaşıma, turizmden istihdama kadar bütün meselelerimizi ortak akılla ele almalıyız.
Şavşat’ın geleceğini kültürümüzü ve doğamızı koruyarak, birlik ve beraberlik içerisinde hep birlikte inşa edeceğiz.”
İkinci gün programında Nahit Akdemir, Erol Temel, Pınar Çelik, Barış Evbaşı & Ciba ile Şavşat Kent Orkestrası sahne aldı.
Günün finalinde Efkan Şeşen verdiği konserle şenliğe ayrı bir renk kattı. Gündüz yaşanan sıcak havaya, gecenin ilerleyen saatlerindeki yağmura rağmen vatandaşlar etkinlik alanından ayrılmadı; türküler ve halaylarla doyasıya eğlendi.
ÜÇÜNCÜ GÜN: EĞLENCE BİTTİ, ŞAVŞAT’IN YARINLARI MASAYA YATIRILDI
Şenliğin son günü olan 9 Ağustos Pazar günü, Şavşat Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirilen Kent Çalıştayı ile ilçenin sorunları ve geleceği kapsamlı biçimde ele alındı.
Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun’un moderatörlüğünü yaptığı panelde Prof. Dr. Hayriye Şengün, Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ve SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş panelist olarak yer aldı.
Çalıştayda Şavşat’ın kentsel mimarisi ve kent kimliği, göç ve ekonomik sorunları, sosyal ve kültürel yapısı ile ekolojik sorunları değerlendirildi.
İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da panel kapsamında görüşlerini paylaştı.
YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile YENİ Parti Artvin İl Başkanı Av. Bedrettin Kalın ise bölgede gündeme gelen projelerin hukuki boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ÜMİT EVBAŞI: “GURBETTEKİLERLE BURADA YAŞAYANLARIN YÜREĞİ AYNI ATMALI”
Üç günlük organizasyonun gerçekleşmesine maddi ve manevi katkılar sunan iş insanı Ümit Evbaşı, dikkat çeken bir birlik mesajı verdi.
Evbaşı, özellikle ilçede yaşayanların düşüncelerinin daha fazla dinlenmesi gerektiğinin altını çizerek duygusal ifadeler kullandı:
“Bizlerin önemli bir bölümü yıllardır gurbette yaşıyoruz. Nerede yaşarsak yaşayalım kalbimizin bir tarafı her zaman Şavşat’tadır. Ancak burada yaşanan sıkıntıyı her sabah bu yolları kullanan, burada esnaflık yapan, hayvanını otlatan, çocuğunu okula gönderen insanlarımız bizden daha yakından biliyor.
Bu nedenle burada bulunan sivil toplum kuruluşlarımızın, oda başkanlarımızın, muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın ne söylediği bizim için çok kıymetlidir.
Gurbette yaşayan Şavşatlılar olarak biz üzerimize düşeni yapmalıyız ama burada yaşayan insanlarımızla birlikte yapmalıyız. Memleket uzaktan sevilmekle yetinilecek bir yer değildir; gerektiğinde elini taşın altına koymayı ister.
Şavşat ancak burada yaşayanlarla gurbette yaşayanların yüreği aynı attığında güçlü olur. Bizim birbirimizden başka kimsemiz yok. Bu memleket hepimizin ve sorunlarını da hep birlikte çözeceğiz.”
“GENÇLERİMİZİ ŞAVŞAT’TA TUTAMAZSAK GELECEĞİMİZİ KAYBEDERİZ”
İlçe Başkanı Ebubekir Keskin ise Şavşat’ın en önemli sorunlarından birinin göç olduğunu belirterek gençlere yönelik yeni politikaların geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Keskin’in mesajları şöyle oldu:
“Şavşat’ın nüfusu her geçen yıl azalıyor. Gençlerimizi eğitim için gönderiyoruz ama geri getiremiyoruz. Çünkü iş yok, üretim alanı sınırlı, gelecek kaygısı var.
Artık gençlerimizin kendi memleketlerinde yaşayabileceği, çalışabileceği ve aile kurabileceği bir Şavşat oluşturmak zorundayız.
Tarımı, hayvancılığı ve turizmi desteklemeli; genç girişimcilerin önünü açmalıyız. Bir ilçenin en büyük zenginliği yalnızca dağı, taşı ve ormanı değil, insanıdır. İnsanımız giderse geriye kalan güzelliklerin de anlamı azalır.”
ODA BAŞKANLARINDAN YOL VE SAHARA TÜNELİ ÇAĞRISI
Şavşat Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Orhan Aksakal ile Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Bilgehan Koşar da ulaşım sorunlarına dikkat çekti.
Özellikle Şavşat-Artvin karayolunun bir an önce çağdaş standartlara kavuşturulması gerektiğini ifade eden oda başkanları, uzun yıllardır gündeme getirilen Sahara Tüneli konusunda somut adım beklediklerini belirttiler.
Konuşmalarda şu mesajlar öne çıktı:
“Yol olmadan turizm gelişmez, ticaret büyümez, yatırımcı gelmez. Şavşat’ın Artvin ile ulaşımı daha güvenli ve daha kısa hale getirilmelidir.
Her seçim döneminde konuşulan Sahara Tüneli artık sadece vaat olarak kalmamalıdır. Tünelin hayata geçmesi Ardahan, Kars ve çevre illerle ulaşımı kolaylaştıracak; Şavşat’ın ticaretine, turizmine ve ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır.
Esnafımızın, şoförümüzün ve vatandaşımızın en temel beklentilerinden biri güvenli ve kesintisiz ulaşımdır.”
Panelde ayrıca katılımcılardan Murat Tokdemir, Kayhan Altun, Işık Doğan da söz alarak Şavşat’ın sorunlarına ve geleceğine ilişkin görüşlerini dile getirdi.
ÜÇ GÜNÜN SONUNDA GERİYE BİR MESAJ KALDI: ŞAVŞAT’A SAHİP ÇIK
Üç gün boyunca bir yanda türküler söylendi, çocuklar güldü, halaylar çekildi; diğer yanda Şavşat’ın göçü, ekonomisi, yolları, kültürü, doğası ve geleceği konuşuldu.
Merhum Nedret Ural’ın türküleriyle geçmişe vefa gösterilirken çocukların neşesi geleceğe umut oldu.
Şavşat, Ağustos’un ilk günlerinde bir kez daha kardeşliğin, kültürün ve dayanışmanın sesi oldu.
Ve üç günlük etkinlik sona ererken meydanlardan, panellerden ve türkülerden geriye belki de tek bir ortak cümle kaldı:
“Bu topraklar bizim değil, bizden sonraki çocukların emaneti… Şavşat’ı korumak da yaşatmak da hepimizin görevi.”




